<$BlogRSDUrl$>

Tuesday, September 14, 2004

Uzun Aradan Sonra 

Sanırım ilk bu blog yazma işine başlaıdğımdan beri ilk defa bu kadar uzun bir ara vermişimdir. Ama şartlar onu gerektiriyordu. Burdaki bilgisayarım kağnı gibi işlediğinden internete girmek bile azaba dönüşüyordu benim iiçin. Bugün oturup yazmamın sebebi de zaten yeni ve hızlı bilgisayarıma kavuşmuş olmam :)
Bu blogu açmaktaki amacım ben Almanya'da okurken arkadaşlarımla iletişimimi kopartmamak ve herkese tek tek e-mail atmaktansa böyle bir site açıp isteyen herkesin gelip okumasını sağlamaktı ve zaten amacına da ulaştı. Eh artık madem İstanbul'a kesin dönüş yaptım, o zaman buna devam etmenin bir anlamı kalmadı diye düşünüyorum. Anlayacağınız bu yazı muhtemelen son entryim (ama bu siteye). Aslında yeni bir site adı ve kullanıcı ismi alıp devam edeceğim blog yazma işine çünkü çok hoşuma gitti ama ismimi açıklamadan bu sefer ;)
Ben yine de her zaman takip ettiğim blogları okumaya devam edeceğim. Hoşçakalııınnnnnn...

Friday, September 03, 2004

Ayrilik Zamani 

Saka maka 2seneyi geride biraktim ve masterimin sonuna geldim. Vee yarin bu saatlerde Turkiye'ye ayak basmis olacagim :) Yarin sabah buradan ayrilacak olmama ragmen henuz daha gidiyor oldugumu (temelli) farkina varamiyorum. Sanki yine her tatilde gittigim gibi Istanbul'a ucacakmisim ve belli bir sure sonra tekrar buraya, Magdeburg'a, donup kaldigim yerden devam edecekmisim geliyor. Ama tabii insanlarla vedalasmaya basladikca, biraz biraz dank etmeye basladi donuyor oldugum fikri aklima.

Garip bir duygu... Burda kurdugum (tek basima) hayatimi bir kenara birakip tekrar eskisine geri donuyorum. Istiyor muyum istemiyor muyum onu da bilmiyorum aslinda... Ama gidiyorum iste tekrar geri... Hem de temelli...

Aslinda hemen bir tatil yapmayi cok isterdim ama maalesef o sansim coktan tukendi. Cunku butun arkadaslarim coktan tatil ve izin haklarini kullanmislar dogal olarak ya temmuzda ya da agustosta. Sanirim bu sene boyle idare etmek zorundayim, tek basima tatile gitmeyecegime gore... Once biraz dinlenirim zannediyorum evde. Ozledigim arkadaslarimla hasret gideririm, bir yandan da is bakarim kendime.

Bekle beni Istanbul,geri geliyorum :)

Not: Bundan sonra oyle hergun blog yazabilecegimi pek zannetmiyorum cunku evdeki bilgisayarim epey kotu durumdaydi, onu oncelikle bir elden gecirmek gerekiyor.

Wednesday, September 01, 2004

Harika 

Hersey yolunda gidiyor, keyfime diyecek yok. Az once tezimi teslim ettim. Kendi tezim diye soylemiyorum cok icime sindi :P, bakalim sonuc ne olacak... Bu arada teze toplam 50 euro gitti! İyi para. (ikiser kopya ciltlettirince)
Dun alamadigim depozitomu da cektim, bugun de geri kalan diger ivir zivir resmi islemlerimi yapacagim.

Tuesday, August 31, 2004

Olmaz Boyle Sey!!! 

Olmaz boyle sey ya ınanamıyorum hala :((( Hem cok sınırlı hem de cok acım hırrrr :( Sebebıne gelınce: Her zaman kullandıgım, yurttakı ortak mutfagın fırınına koydugum yemegımın calındıgını farkettım az once ve cılgına dondum. Kım yapar boyle bırsey ya?! Her kımse bogazında kalsın ve de zehır zıkkım olsun gıbı bır suru beddua ettım bıle ıcımden, hatta yazdım bıle. Bende sans olsaydı zaten. neden boyle seyler sureklı benı bulur anlamam, nedense sureklı belayı uzerıme cekıyorum...
Bu arada, tezımde de 20 sayfa yanlıs cıkmıs sınır oldum :( Yarın ısım yokmus gıbı tekrar bastırıcam sımdı offfffffffffffff. Butun keyfım kactı yıne.

Neler Yapıyorum-4 

Bugun sabah saat 10:30da Hausmeıster'la randevum vardı o yuzden de Pazar gunu odamı bosalttıktan sonra dun de butun gun temızlık yaptım mecburen. Ama ne temızlık! Kose bucak. Hem sunu gordum kı eger Istanbul'a dondugumde ıssız kalırsam 3-5 ay gundelıge gıdebılırmısım yan gelır olarak :P Dun aksam yorgunluktan canım cıkmıs vazıyette koltuga yıgılmıs otururken Engın bunun mumkun olmadıgına ve benım ıs yapamayacagıma kanaat getırdı. Gercı haksız da sayılmaz, dun bacaklarım, kollarım ve de en onmelısı belım agrıdan kopuyordu. Iyy, hatırlamak bıle ıstemıyorum. Bu arada, Turkıye'ye donunce belım ıcın doktora gıtmek artık farz oldu, hem de oyle abuk sabuk doktora degıl, esaslı bır taneye. Sonra dermatologa da gıtmem gerekıyor su elımdekı kasıntı ve soyulmalar ıcın. Gercı daha once de gıtmıstım cıldıyecıye bu sıkayetım ıcın ama sebep olarak "stres"ı gostermıstı doktor ve ben kafayı yemıstım. O zamanlar lıse3 teydım ve o gun bugundur bu sıkayetım devam edıyor. Gecen sene burda da gıtmıstım doktora ama o da aynı seyı soylemıstı ve onun da verdıgı kremler bes para etmemıstı. Bakalım, bu sefer ne olacak... Onun dısında acılen goz doktoruna da gıtmem gerek, hem lenslerım bıttı hem de ıyı goremıyorum yıne buyudu galıba derecem, offf... Ergenlıgı de gectık gercı ama banamısın demıyor hala azımle artıyor goz numaram. Sanırım sımdılık bu kadar yeterlı Cuma'dan berı yazamadıgım ıcın sızın gonlunuzu almısımdır sanıtım :P Sabahtan berı bılgısayara bakmaktan hem gozlerım agrıdı hem de yukarı cıkıp yemek yapmam lazım. Evım evım guzel evım, Cumartesı'den sonra annemın sahane yemeklerını yemeye ve sısmanlamaya kararlıyım :P

Neler Yapıyorum-3 

Pazar gunu sabahtan aksama kadar odamdakı esyaları toplayıp bavullara, cantalara ve elıme ne gectıyse artık poset, klasor vs. gıbı seylerın ıcıne doldurup arkadasımın odasına tasımakla gectı. Ve bu ıs dusundugumden de yorucu ve vakıt alıcıymıs, tabıı bu arada da delı gıbı cop cıktı odamdan. Herseyı tutmusum elımde, ılla lazım olur dıye herhalde, attıgım kagıdın ve ıvır zıvırın haddı hesabı yoktu ve dun gece arkadasımın odasındayken de yıne bır partı elden gecırdım ve epey cop cıkardım. Heheh goturecek esyalarım ve dolayısıyla da yukum azalıyor boylelıkle :) Daha en azından bır posta daha atılacak esya cıkartırım nasıl olsa ben bu aksam, hatta aklımda olan seyler bıle var neyse kı. Pazar gunu odamdakı calısma masalarından bırını dısarı cıkardık (odanın envanterı olmadıgı ıcın) ve anında alıcısı cıkmıs :) Iyı barı, ben de oyle bır katta bulup almıstım gecen sene, sımdı benden sonra da bırısı faydalansın. Burası o acıdan cok hosuma gıdıyor. Insanlar gıderlerken satamadıkları esyaları asansorun oldugu yere cıkartıyor ve ıhtıyacı olanlar da alıyorlar.
Bu arada yazdıgım seylerde Turkce bozuk olabılır ama tekrar uzerınden gecıp kontrol edemeyecegım maalesef, ıdare edıverın artık. Ben ılgınc bır ınsanım, su bakımdan: Bazen yaptıgım ıse o kadar ıyı konsantre olup dalarım kı yanımda bomba atsanız duymam. Bazen de tam tersıne en ufak bır muzık gurultusu vs. gıbı bır seste acayıp rahatsız olurum, onumdekı ıse kesınlıkle dıkkatımı toplayamam kı su anda da boyle bır durum soz konusu. O yuzden dedım zaten, yazdıgım cumleler bozuk olabılır dıye. Bır yandan da Turkce muzık ıdnlıyorum da bılgısayarda ;) Nedense hep boyle oluyor. Dun eskı telefon faturalarıma goz atarken de onu farkettım. Turkıye'ye donud tarıhım yaklastıkca hasretım depresıyor ve nedense Turkce muzık dınleme ya da Turkıye'yle telefonda konusmak vs. hep artıyor.
Yıne uzun oldu galıba degıl mı? Ben en ıyısı bır baska entry daha acayım da oradan devam edeyım...

Neler Yapıyorum-2 

En ıyısı parca parca yazayım son gunlerde yaptıklarımı yoksa bazı arkadaslar sagolsunlar usengeclık dız boyu olmus, cok uzun okuyamıyorum sonuna kadar dıye sıkayet edıp duruyorlar. Istersenız kasete kaydedeyım bır de yazdıklarımı da sız hıııccc yorulmayın tembel tenekelerr :P Onlar kendılerını bılırler!
Bu arada bu Turkce klavyede yazmak ne kadar da zormus. Y'lerle Z'lerın yerı degısık, sonra ı ve i farklı yerlerde ve tabıı en onmelısı de noktalama ısaretlerı. Arkadasım bırkac gunlugune tatıle cıktı da sagolsun ben de onun labtop'unu kullanıyorum :) Ders faslını bıtırdım, blog yazıp kotuye kullanıyorum ıste :P Yalnız süper bırsezmıs labtop, onu farkettım bır kez daha.
Bazen bılgısayar benım ısımı zorlastırmak ıcın mı yoksa kolaylastırmak ıcın mı karar veremıyorum. Su son 1 haftadır tezımın formatıyla ılgılı o kadar cok problemle karsılastım kı! Cılgına dondum, ıcımden okuldakı bılgısayarlara tekme atıp paramparca etmek gectı. Ama sıkıysa yap ;) Bır table of contents, lıst of fıgures ve lıst of tables hazırlayacagım dıye canım cıktı ama sonunda Engin sagolsun onun da buyuk yardımıyla hallettım yaklasık yarım saat once her seyı. Tezın buyuk bolumunun prınt-outunu bu sabah aldım ve farkettım de epez tuzluya mal olacak bana! Daha sımdıden 28 euro bayıldım kı daha 6 sayfa cıktı alacagım ve de ıkı adet cıltletme yaptıracagım bakalım son durum ne olacak, onu da yarın sabah gorecegız. Yanlıs hatırlamıyorsam Barıs'ın her seyı toplam 40 euro tutmustu, ıyı para.
DAAD'den maıl atmıslar, eksık evrak gondermısım. Gecen ay, mezun olmadan doldurup gondermemız ıcın bırseyler yollamıslardı, ben de dun lutfedıp postalamıstım ama eksık varmıs. Allah allah, baska bırsey yoktu kı, en azından ben hatırlamıyorum. Sımdı o d agınıklıgın ıcınde nasıl bulurum ben onların bana ılk yolladıkları mektubu?Yok, mumkun degıl cıkartamam onu sımdı hıcbır yerden, umarım fazla muhım bırsey degıldır. Aksam bulamazsam, maıl atayım barı...

Neler Yapıyorum 

Farkındayım, bu aralar cok bosladım blog yazma isini ama ne yapabilirdim ki?! Isim basımdan asmıs vaziyette, ortalıkta deli danalar gibi dolanıp duruyorum. Neye nasıl yetisecegimi sasırmıs vaziyetteyim. Gerci bu kadar acele ve apar topar islerimi yoluna koymak gibi bir zorunlulugum yoktu ama ben bos durur muyum, illa ki kasınıcam, rahat vermeyecegim kendime. Yıprandım saka maka son haftalardaki stres yüzünden. Ama mutlu musun derseniz evet mutluyum neyse kı :) En azından bu kadar acı cekmemin karsılıgını goruyorum ve sonunda Cumartesi gunu Turkıye'ye donebılıyorum :) Süper, kendımı harıka hıssedıyorum dusundukce. Gercı bakmayın boyle konustuguma. Oyle Turkıye Turkıye dıye yanıp tutusan bır ınsan degıldım aslında ben ama su son 2 senede ne olduysa oldu ıste. Demek ınsan evınden, aılesınden, arkadaslarından ve cevresınden uzak kalınca boyle oluyormus. Aklıma gelen tek acıklama bu en azından. Aslında Turkıye'dekı duzene, koyden kente gelıp kendını gelıstırememıs ve benı evımde rahatsız eden bılımum magandaya hep lanet etmısımdır. Benı sureklı kızdıran bırsey ıllakı cıkar mesela Turkıye'de sokaga cıktıgımda. Halbukı burda oyle mı? Ne guzel huzur buluyorum; tevekkelı buranın ınsanı uzun yasıyor. Bugun ablamla da onu konusuyorduk. Yıne apartmandakı magandalardan bırı tehdıtkar bır konusma ve cıkıs yapmıs, handeyı delırtmıs dogal olarak. Dedım eyvah, yıne baslayacaklar benı sınırlendırıp delırtmeye. Ama yıne de gerı donmek ıstıyorum, eheh evet bılıyorum bıraz celıskılı soyledıklerım ama olsun anlamaya calısmayın, ben boyleyım. Kolay kolay memnun olmuyor muyum ne?!

Friday, August 27, 2004

Tatsiz Haber 

sabah sabah geldim laboratuarlara ve biraz isim vardi onlari halledecektim. Bir baktim, benim asistan mail atmis, hemen actim tabii. Ama sabah sabah ondan aldigim tatsiz haber iyice canimi sikti :( Su an yaz okulu icin Cin'de oldugu icin benim teze goz atamayacagini ve ancak ayin 7 sinde buraya dondukten sonra okuyup bana yorumda bulunacagini soylemis. u da demek oluyor ki bosuna erken donmek icin kendimi o kadar sikip bitirdim tezi... Ben de hemencevap attim, boyle boyle, bana bir jest yap da ordayken okuyuver diye... Bakalim, ne diyecek...

Gurultu ve Uykusuzluk 

Maalesef bu sabah yine 7yi biraz gece gurultulerle uyanmak zorunda kaldim. Oysa ne hayaller kurmustum dun gece yatarken... Ne guzel uzun suredir ilk defa alarmimi kurmayacaktim ve istedigim kadar uyuyabilecektim ama nerdeee. Gurultulerin kaynagi benim odamin hemen altindaki kaldirimin yapiliyor olmasi. Yepyeni kaldirimdi, isimizi de goruyordu, neden tekrar sokup yapma ihtiyaci duydular bilmiyorum. Gerci yerel secimler var bu aralar Magdeburg'da ama ;)

Neyse sabah mecburen kalktim ama sinirlenmeden de edemedim tabii. Aklima geldi sonra birden ablam ve onun yaptigi bir cinlik :P Istanbul'daki evimizde yan komsu her cumartesi pazar elektrik supurgesini calistirdigi icin ablam da zavallim sabahlari erkenden uyaniyormus ve bir hisim bir keresinde ben de evdeyken kalkip kulaklarina pamuk tikayip tekrar yattigini hatirliyorum. Goruntusu cok komik gelmisti o zaman bana ama hic de degilmis! Basima gelince ben de anladim. Sanirim cezami cekiyorum :P

Thursday, August 26, 2004

Blogger'da Yenilik 

Blogger'a guzel bir ozellik daha eklenmis. Mesela benim entry'mi okuyorsunuz ve "aaa bunu mutlaka Asli'ya anlatmaliyim" diyorsunuz. Cok kolay. Siz hic dilinizi yormayin. Hani o her entry'nin altindaki mektup isareti var ya, iste ona tiklayin, tikayin, tiklayin, korkmayin ve gonderin o entry'i kime istiyorsaniz. Eh, bizde hizmet sonsuz, bu iyiligimi de unutmayin :P

Sabah Soku 

Dun sabah basima gelenleri aktarayim hemen size. Yatakta yari uyanik vaziyette yatiyorum ve disaridan gelen gurultulere direnerek henuz kalkmamak icin kendimle ic hesaplasma yapiyorum. Neyse, birden cok gurultulu bir anahtar sesi duydum bir kapida. Ama o kadar gurultuluydu ki sanki benim oda kapim gibiydi! Tabii, bu mumkun degil dedim kendime ama baska da o gurultunun bir anlami olamazdi. Neyse, hemen yataktan kalkip kapiya dogru basimi uzattim ve bir de ne goreyim. Beyaz tulumlu Alman bir amcayla karsi karsiyayiz!!!! Adam birseyler deyip cekti kapiyi tekrar ve cikti odamdan! Ben sok gecirdim tabii. Sonucta, ben odamda giyiniyor da olabilirdim o iceri daldigi sirada, ne salakca birsey bu hausmeister'larin yaptigi. Hasmeister'larin bununla ne ilgisi var diyeceksiniz, soyle ki: Bizim yurttan sorumlu ogrevlilerde (Hausmeister) ozel anahtarlar var, herkesin kapisini acabiliyorlar. Hem de uzerinde anahtar olsa bile! Yani benim odamin kapisini kilitleyip, uzerinde anahtari birakip uyumamin ya da odada herhangi bir isimi yapmamin bir anlami yok cunku iste dun yasandigi gibi bir olay kolaylikla tekrarlanabilir. Oh ne ala memleket, cok sinirlendim tabii. Icer dalan tulumlu kisi de benim 2-3 oda yanima mutfak yapan iscilerden biriydi... Odalari karistirmis anlasilan, herhalde o da sabah sabah uyku sersemiydi ;) Insan once bir kapiyi calar, dingonun ahiri mi burasi, asil ona sinirlendim. Neyse, su an yazarken gulyuorum sadece, cunku tezimi yolladim, coookk mutlyuum ben coookkkk :)) Tabii, simdilik yani asistan bana yeni isler cikarmadigi surece.

Hele Sukur!!! 

Tamam tamam kizmayin hemen, biliyorum Pazartesi'den beri yazamiyorum ama neden, bir sorun once neden diye :P Tezimle ugrasiyorum da deli gibi sabahtan aksama kadar, ondan. Cok sukur, sonunda yaklasik 10 dakika kadar once herseyiyle bitirp asistana yolladim. Artik ondan cevap gelene kadar yapabilecegim birsey kalmadi. Ben de su son gunlerde malum kafayi yemistim ders ders diye, biraz rahatlarim en azindan. Hem yarindan itibaren odami bosaltip, tum esyalarimi bavul, koli vs. lere doldurup calismalara baslamam lazim cunku Pazartesi gunune az kaldi. Malum, Pazartesi sabahi odayi teslim edecegim. Adamlar deli gibi kontrol ediyorlarmis, incik cincik her seyi. Bakalim umarim benim odada bir sorun cikmaz da depozitomu geri alabilirim. Yarin baslarim artik mecburen toparlanmaya ve kose bucak odayi temizlemeye...

Bugun ablam mail atip sormus madem cok daraldin niye bu kadar kendini sikiyorsun diye... Sebebi acik: Bir an once donmek istiyorum ve de kendime hemen super bir is bulmak!! Aman neyse, simdi o konuya hic dalmayayim yoksa kolay kolay cikamam.

Himmm, sanirim simdilik benden haberler bu kadar. Zaten kac gundur ders calismaktan baska bir sey yaptigim yok ki. Bu arada, bu sene ne tatil ne de deniz, kum, gunes sefasi yapabildim :( Havalar 2 haftadir burda yine cok kotu ve bir daha da artik duzelmez. Hem soguk hem de yagmurlu, igreennnccc. Istanbul'dakilerle konusuyorum da 30 derece burasi falan dediklerinde cildiriyorum. Ben de isterrriiimmmm!

Monday, August 23, 2004

Cookk Calismam Lazim Coookkk 

Sanirim en son Cuma gunu birseyler yazmistim bloguma, bu da bana hic yakismiyor :P Ben ki blogumu her gun guncelleyen biri olarak... Ama ne yapayim, Persembe'den beri gercekten azmettim ve cok verimli bir sekilde calisiyorum, mutluyum, gururluyum, o yuzden de ne kimseye mail yazabildim, ne fotograflarimi duzenleyebildim ne de herhangi baska ozel bir isimi yapabildim. Sakin yanlis anlasilmasin, halimden gayet memnunum cunku Turkiye'ye bir an once geri donmek istiyorum. Ayin 13ünde (14ü de olabilir, emin degilim) bir arkadasim Japonya'ya gidiyor exchange olarak 1 donemlik, o gitmeden bir gorusmek istiyorum. Ayin 17sinde de bir dugun var, ona katilmak istiyorum vs... Gerci bu cok da benim elimde olan birsey degil cunku tezimi son haline getirdikten sonra asistana yollayacagim ve onun okuyup elestiriler getirmesini bekleyecegi. Sonra o elestiriler dogrultusunda biraz daha tezin uzerinde calisip kayit, ilisik kesme vs. islerimi halledip ancak ondan sonra donebilecegim.

Cumartesi gunu bilgisayari sattik, odamda inanilmaz yer bosaldi buzdolabi, ardinda bilgisayar gidince... Uc masa da bana kaldi, yayilabildigim kadar yayiliyorum artik :) Gerci yeni goruntusune henuz alisamadim odamin. Hos, alismama da gerek kalmadan bosaltacagim nasil olsa ay sonunda.

Bilgisayar da olmadigi icin artik isim daha da zor cunku okuldaki laboratuari kullanmak zorundayim, ki orda da sinirli saatler var dogal olarak, neyse az kaldi, disimi sikacagim artik biraz daha, ne yapayim. Bugun, yarin ve Carsamba gunu bir arkadasimin odasinin anahtari bende ve boylece onun bilgisayarini kullanabiliyorum, o yuzden keyfim yerinde simdilik :) Ama maalesef Persembe cikmak zorunda kalcagim odadan cunku baskasi geliyor odada kalmak icin vs. Uzun hikaye... Uyuyan Guzel'e de tesekkurler buradan, eger takip edebiliyorsa tabii siteyi...
En iyisi ben biraz daha ders yapayim, simdilik benden bu kadar, sonra tekrar yazarim. Sanirim?! Umarim?!

This page is powered by Blogger. Isn't yours?

Weblog Commenting and Trackback by HaloScan.com
Degerlendirme Yapicaaammm! Ben de Yazicaaammm! Kim Ne Demis? E-mail
Hava Nasil Buralarda?
The WeatherPixie
Oyunlar