Monday, May 31, 2004

Troy 

Biraz önce sinemadan geldim ve hazir taze taze aklimdayken yazmak istedim. "Ey ask sen nelere kadirsin?!" Evet, basliktan da anlasilabilecegi gibi Troy'a gittim ve de cok begendim :) Gerci pek güzel seyler duymamistim gidene kadar; genelde olumsuz elestiriler gelmisti kulagima. Yok efendim Helen yeterince güzel degilmis de (orasi dogru ama)yok efendim filmde tam 30 tane hatali sahne varmis da... Kac hata varsa var, beni hic mi hic rahatsiz etmedi, ben oturup keyifle filmimi izledim ve de tabii Brad'cigimi. Allah bos zamaninda özenmis de yaratmis bu adami :)


Potsdam 

Cumartesi günü burdan 3 arkadas ve Berlin'den de 2 arkadasin katilimiyla hep beraber Potsdam'a gittik, ne de iyi etmisiz :) Potsdam bize yaklasik 1 saat 15 dakika uzaklikta; Brandenburg eyaletinin baskenti. 2004 yilinda park ve bahceler sehri secilmis. Ayni zamanda UNESCO'nun koruma altina aldigi sehirlerden de biri bu Potsdam. 2010'da belirlenecek Avrupa Kültür Sehri ödülü icin de siki adaylar arasinda. Kisacasi öyle böyle degil, süper bir yer :P Burda anlatmak mümkün degil ama sunu söylemeliyim ki o zamanki kral agzinin tadini biliyormus ve de zevkine, lüksüne acayip düskünmüs. Gerci hangisi degil ki?! Sehrin neredeyse yarisindan fazlasini kaplayan bir park var (gerci park demek ayip olacak ama ben ne yapayim, öyle geciyor), adi Park Sanssouci. Icinde yok yok, kimbilir kac hektarlik bir alan. Icinde toplam 16 tane görülmeye deger yer var. Yerden kastim sato, yel degirmeni, saray, galeri vs. gibi bircok tarihi yapit. Eh sehrin icinde böyle bir yer olursa tabii UNESCO sehirleri arasinda yer alir. Zaten aksi olsa sasardim! Potsdam'da gecirdigimiz 6 saatin herhalde 4.5 saati burayi gezmekle gecmistir.



Sehri gezerken ilgimi ceken bir yapit oldu. Adi Dampfmaschinenhaus, özelligi ise bizim Osmanli mimarisini özenilerek yapilmis olmasi. Disaridan kubbesi vs. ile tam bir camiyi andiriyor ama aslinda iceride sehrin park ve bahcelerinin sulamasini yapan makinelerin islemesini saglayan buharli mekanizma var.

Potsdam'da sonra Berlin'e gitmeye karar verdik ve orada da yaklasik 4 saatimizi gecirdik. Potsdam Berlin arasi 15-20 dakika oldugu icin yolda hic vakit öldürmemis olduk hem :) Bu arada, Cumartesi günü Aachen ve Bremen'den iki futbol takiminin Berlin'de karsilasmasi vardi ve sansimiza bindigimiz tren de taraftarlarin isgali altindaydi. Sehre gidene kadar karsilikli tezahüratlar ve gündüz vakti o sicakta bira icmekten mayismis amcalarla beraber kardes kardes bir yolculuk yaptik :) Isin güzel yani, iki rakip takimin taraftarlarinin kavgasiz gürültüsüz yol boyunca seyahat etmesi oldu. Bu manzara sehre vardigimizda da devam etti ve ben simdiye kadar herhalde ilk defa Berlin'i bu kadar kalabalik, gürültülü ve civil civil görmüs oldum :)



Biraz önce internetten gazeteleri okurken komigime giden iki haber dikkatimi cektim, sizinle de paylasayim istedim:

- Askerlik yapan gençlere üreme sağlığı bilgileri veriliyormus o yüzden de, terhis olurlarken kendilerine bir yıllık kondom dağıtılacakmis :) Haberin tamami Hürriyet'te.

- Porno kurbani CEO :)Bank of Ireland Yönetim Kurulu Başkanı Michael Soden'i bilgisayarından porno sitelere girmesi koltuğundan etmis. Haber Milliyet'ten.

Siteye ek 

Ne zamandir aklimda, siteme bir search engine koymak istiyorum ama bütün web'de arama yapmak icin degil; sadece kendi sitemin icindeki herhangi entry'i aramak icin. Iste sonunda, sol tarafa arsivlerin hemen altina bir tane arama butonu koydum. Buradan istediginiz kelimeyi aratarak, icinde o kelimenin gectigi entry'e ulasmis olacaksiniz. Bizde hizmet sinirsiz :P

Gözlük... 

Demin kirilan gözlügümden bahsediyordum, ameliyat vs. derken yarim kaldi. E tamam kirilir sen de yaptirirsin dert degil diyorsunuz ama bazi sorunlar var:

- Olay cuma aksami oldugu icin o saatte her yer kapaliydi.
- Cumartesi günü sabah erken Potsdam icin yola ciktigimizdan gözlügü optige birakamadim.
- Pazar malum her yer kapali.
- Eh, pazartesi de Pfingsmontag (isanin göge yükseldikten sonra -ki bu gecen haftaki himmelfahrt tatiliydi-, artik yere inmesi) yani yine her yer kapali.

Bu durumda optige götürme isi saliya yani yarina kaldi ve ben uyumadigim süre boyunca sürekli lensle dolasmak zorunda kaldim ki bu da benim zaten problemli olan gözlerimin iyice basima dert acmasi demek oluyor.

- Burada doktordu, gözlük camiydi vs. isleri cok yavas ilerledigi icin sali günü gözlügü versem de ne zaman alacagim konusunu hic aklima bile getirmek istemiyorum :(

Artik mecburen lensin gözde kurulugu önlemesi icin satilan göz damlalarindan kullanmaya basladim ama halim tam bir komedi. Önce yataga yatip basimi iyice arkaya yatiriyorum, sonra damlayi gözüme nisanlamaya calisip damlatiyorum. Ama bu o kadar uzun sürüyor ki! Ve de eninde sonunda hep disarilara akiyor bir sekilde bu damla... Bir kez daha farkettim ki ben dikkat gerektiren birsey yaparken agzimi bes karis aciyorum :(( Yalnizken problem yok da yanimda birileri varken his de hos olmuyor bu :)

Dünya Göz Hastanesi 

Artik tembelligi birakip yazmaya baslasam hic fena olmayacak. Cuma aksamindan baslayalim... Gözlügüm kirildi :(( Cok sevdigim bir arkadasim (:P) sagolsun gözlügümün üzerine koca cüssesiyle basarak sol tarafinin tamamen bükülmesine hatta camimin disari firlamasina sebep oldu, ama hic degilse camlar kirilmadi. Hem ayagina basacakti, aksam o saatte basimiza is cikacakti, hem de daha camlarim daha yeniydiler. Bu arada bastiktan sonraki tepki de komikti: "Ama sadece ayagimin basparmagi geldi üzerine!" Eeee ne dememi bekliyorsun ki "Demek o bile yetmis de artmis benim gözlügü hurdaya cevirmek icin" ya da baska bir versiyon "Himmm, senin o zaman ciddi bir sekilde rejim yapmayi düsünmen lazim, tek parmagin bile onu bu hale getirebildiyse". Iste bu yüzden Cuma'dan beri evde de sürekli lensle dolasmak zorunda kaliyorum yoksa etrafta kör gibi dolasmam gerekecek. Hatta gözlüksüz ve lenssiz olarak bilgisayarin basina oturayim dedim de rahata etmek icin monitörün icine girmem gerekiyor. Acaba gözlük numaram 7 falan olsaydi benim halim ne olacakti, düsünmek bile istemiyorum. Türkiye'ye dönüp is güc meselesini yola koyduktan sonra Dünya Göz Hastanesi'ndeki su lazerle göz ameliyatlarini arastirsam hic fena olmayacak. Gerci benim gibi bir korkagin böyle bir ameliyata cesaret etmesi hayli zor gibi geliyor bana ama bakalim... Herhalde hastaneye gittigimde doktorlari sorularimla cildirtip pes ettiririm ve zavallilar sonunda bana "git kardesim, senin gözünü ameliyat mameliyat etmeyiz biz" derler :) Bende bu cene varken... Biraz evvel internet sitesine göz gerdirdim de kampanya varmis simdi, 2 göz 590 dolara yaptirilabiliniyormus, hic fena degil.

Friday, May 28, 2004

Dün, Engin Baden-Baden'den döndü, ben de sanirim o yüzden iki gündür cok bosladim, bir türlü oturup da birsey yazamadim. Gerci yazacak da cok bir sey olmadi.

Dün iki parti alisverise ciktim ve kollarim koptu; canim cikti. Yakinda maymun gibi olucam, iki yanimdan iki tane upuzun kol sarkacak, o kadar agir torba tasimaktan cok yakindir bu söyledigim seyin gerceklesmesi...(bizim buraya gelen tram.lerin daha yapilacagi yok)

Bugün Real'deyken kuruyemis reyonunda birsey dikkatimi cekti. Siz simdi "Ne isin vardi kuruyemis reyonunun orda" diyeceksiniz, eh napiym madem yiyemiyorum ben de böyle karsisina gecip yalanip manzaradan doyayim bari :P Cekirdekler bizim bildigimizin disinda bir de soyulmus olarak satiliyor! Tamam, ben de bilirim Türkiye'de sam fistigi ya da ceviz vs. gibi kuruyemisler soyulmus olarak da satilir da cekirdek cok garibime gitti. Adamlardaki lükse bak,ohhh, kim ugrasacak onu soymakla diyip böyle hazirini da yapmislar. Ama zaten bu bizim ülkede hayatta gitmez, malum bizim icin önemli olan o cekirdegi citirdatmanin zevkidir, öyle degil mi ;) Gerci simdi aklima geldi de bu adamlar cekirdekli ekmek falan yapiyorlar, onun icin mecburen bu soyulmus hazir cekirdekleri kullanacaklar. Oturup ekmek yapmadan önce citir citir cekirdekleri soyacak halleri yok dogal olarak. Ama millet evinde de mi yapiyor ki bu ekmeklerden? Yok canim, ben de iyice uctum. Yok yok bunlar kesin rahatlarina olan düskünlüklerinden yapmislardir bunlari.

Yarin da yazamayacagim cünkü Potsdam'a gidiyorum arkadaslarimla günübirlik. Gectigimiz aylarin acisini cikartiyorum eheh :) Her haftasonu ayri bir yerdeyim,ohh cok da güzel oluyor. Nasil olsa dört ayim kaldi, ondan sonra bir daha böyle diledigim gibi gezip tozamayacagim. Hazir Almanya'dayken ve hala ögrenciyken bu özgürlügümün tadini cikartiyorum :)

Herkese iyi haftasonlariiii


Wednesday, May 26, 2004

PES 

Türkiye'de dünyada neler olup bitiyormus biraz bakayim dedim, bakmaz olaydim, müthis canim sikildi yine. Bu insanlarin Türkiye'yle alip veremedikleri ne ya, cildirmamak mümkün degil! Biz hala kek kek avrupa birligi diye milletin kapisini asindiralim, dilencilik yapalim. Istemiyorlar iste bu kadar basit! Daha nasil gözünüze soksunlar ki bunu. Biraz evvel bir site buldum, bulmaz olaydim. Yunanistan'daki asiri milliyetci partilerin eseri, siteye girip bakin ama intro.yu atlamayin sakin, bakin Türkiye ile ilgili ne hazirlamislar, oturun izleyin. Bu aslinda gecen Türkiye yolculugu dönüsümde Berlin'de gördügüm seye tuz biber oldu da o yüzden bu kadar sinirlendim sanirim. Berlin'de havaalanindan dönerken bir diregin üzerindeki afis dikkatimi cekmisti. Üzerinde Europa ohne Türkei yani Türkiyesiz Avrupa yaziyordu, altinda da Republiker diye bir partinin amblemi. Bu kadar mi nefret edilebilir bir ülkeden ya?! Tabii islerine gelmez hicbirinin.

Aksam aksam yine canim sikildi,üfff...

Atesli Sey de Ne 

Hatirlarsaniz 16 Mayis tarihli entry'mde bundan bahsetmistim, hatta websitesindeki komik röportajlardan da...

Biraz evvel inbox'ima bir mesaj geldi bununla ilgili. Sonunda, atesli seyin ne oldugunu ögrendim ve sizinle de paylasayim istedim. Hani belki merak edenleriniz vardir diye... Bu atesli, kipir kipir, sehrin havasini degistirecek sey, avrupa'da 2004'un en iyi otomobili secilen Fiat Panda'ymis.

No Smoking 

Sigara sagliga zararlidir ve olumcul sonuclari vardir konulu kisa ve esprili bir video izlemek icin buyrun...
Haftabasindan beri ayak parmagim cok aciyor. Simdi aklima geldi; sanirim cumartesi günü konserde ayagimin üzerinden gecen pusetler yüzünden :(
Uzun bir aradan sonra bugün ilk defa günes, bulutlarin arasindan utangac utangac göz kirpiyor :)

Tuesday, May 25, 2004

Aslinda bugün baska birsey yazmayi düsünmüyordum ama bunu yazmazsam hayatta uyuyamam :)

Haftasonundan beri Alper benimle tavla oynamak isteyip duruyordu. Size durumumuzu kisaca özetleyeyim en iyisi: Alper magdeburg'a geldi geleli(:p) bogazicinde cimlerde az tavla oynamadigindan bahseder durur. Yani direkt olarak hicbir zaman söylemese de kendisini "süper tavla oynayan zat" olarak görür (cok acimasizim eheh) ta ki benimle tavla oynayip yenilene ve boynu bükük yanimdan ayrilana kadar. Bu da sanirim yaklasik 1-1.5 ay kadar önceydi. O günden beri hep bir rövans istegiyle yanip tutusuyordu ama ben hazir yenmisim, tekrar oynamaya pek niyetim yok tabii ;)

Bu aksam islerim bitmis internette takilirken, msn'de alperi gördüm ve tavla oynar mi diye sordum, cevabi tahmin edin. Arkadas o kadar hazirlikli gelmisti ki!! Yaninda dijital fotograf makinesini de getirmis. Önce sebebini anlayamadim ama o hemen bir aciklik getirdi bu duruma. Tavlaya baslamadan ve tavla bittikten sonra olmak üzere 2 fotografimi cekecekmis, yeneceginden o kadar emin ki, benim yenildikten sonraki yüz ifademi ebedilestirmek istiyor.Amaaaa tabii ki tekrar yenildi bana (5-3) veeee siki durun, fotograf koyma sirasi bana geldi eheh :) Gerci ben onun fotografini cekemedim, izin vermedi dogal olarak ama onun yerine baska bir fotograf koyuyorum. Asagi yukari ayni yüz ifadeleri var eheh :))
Bugün farkettim de teflon tavamin artik teflon kismi kalmamis sadece tava mertebesine düsmüs. Yarin ilk is teflon tava almam lazim kendime, tabii teflondan zehirlenen ilk kisi olarak gazetelerin bas sayfasinda yerimi almak istemiyorsam.
Neslihan mail atmis. "Haftasonu cok güzeldi, tesekkürler" demis, biz de tesekkür ederiz efem :) Bugün de tesekkür eden edene.

Bugün oturup tezimle ilgili cikardigim print-outlari,makaleleri vs. okudum tekrar, epey ara vermistim, artik her gün azar azar, hatta mümkünse cok cok okumam lazim.Himmm en son ne zaman ders calismiystim, dün yaptigim cok az birkac sayfayi saymazsak, sanirim Cuma günü olacak. Utan Gamze utan (Size gerek yok, ben kendi kendimi azarlayabiliyorum)

Malum 2 gündür ögle yemegi yemiyorum, bakalim bir ise yarayacak mi cektigim eziyet. Dün hep sokakta oldugum icin farketmemistim acligimi ama bugün pek fenaydi. Ders calistigim icin midir nedir bilmiyorum ama acliktan duvarlari kemirecektim, o raddeye geldim neredeyse. Sonunda dayanamayip bir muz yiyiverdim ama o da kesmedi. Herkes ders calisirken benim gibi acikiyor mu acaba? Himm unutmiyim da sorayim bunu. Tamam iste soruyorum burdan.

Artik acliktan midir yorgunluktan mi yoksa uykusuzluktan mi (dilediginizi secin), yatagin üzerine gectim calisirken ve tabii sonucta da sizip kalmisim hem de 1.5 saatcik kadar!!! Iste bu kötü oldu, bari yarim saat falan kestirseymisim. O kadar da kötü uyuyakalmisim ki klasörler, fosforlu kalemler, post-itler kucagimda... Feci vaziyette tutulmusum :( Of offf...

Uyandigimda acliktan artik midem isyan bayragini acmis gurul gurul ötüyordu. Ben de tabii hemen tavugu haslamak üzere temizleyip hazirladim,mmmmm kokusu muhtesem geliyor su an burnuma :) Bu ögle ögününü atlama isi yüzünden artik aksam yemeklerimi en gec 7 gibi yemek zorunda kaliyorum.

Bu arada hava su an biraz düzelmis gibi. Ben en iyisi dün aldigim esofmanimi giyip (eheh) yarin sabahtan itibaren Elbe kiyisina yürüyüs, kosuya cikayim. Baska yolu yok! Ama walkman'imi de almayi unutmamaliyim yoksa coookkk sikiliyorum.

Gamze yemek yemeye gider :))) (Bugün duydugum en güzel haber)
Dün search words kismina bakarken (kim hangi siteden gelmis beni ziyaret etmis diye) bir blog farkettim ve merak edip gidip okudum biraz. Siteye girince sagdaki linklerinde bir sey dikkatimi cekti. "Bu siteyi görüp ya ben neden günlüğümü nette tutmıyım dedim. teşekkürler gamzeonstage" yazarak benim siteme link vermis, biz de tesekkür eder, yazilarinin devamini dileriz :) Bu arada acayip gururlandim yani öyle böyle degil :P
Off offf cok kotuyum, buldum sebebini. Ben kek kek www.gamzeonstage.blogspot.com yazip acmayi deniyormusum da ondan! Dogrusu ise http://gamzeonstage.blogspot.com Ama yine de ben bisi anlamadim, bugune kadar www yazarak acabiliyordum da neden bugun calismiyor, himmm...
Siteme birseyler oldu, adresini girip acmaya calisinca hata mesaji veriyor. Ancak google'dan girip gamzeonstage diye arastirdigimda cikan linke tiklarsam acabiliyorum. Anlamadim neden...

FAST-FOOD DVD 

McDonald's, bundan böyle hamburgerin yanı sıra film de kiralayacak.

Las Vegas ve Washington'da küçük çaplı deneme uygulamasından aldığı olumlu sonuçlar üzerine McDonald's'ın Denver'da bulunan 105 restoranında kuracağı kiosklarla DVD kiralamaya başlayacağı açıklandı. Günlüğü 1 dolardan kiralanacak olan DVD'ler herhangi bir yerde bulunan bir McDonald's restoranına iade edilebilecek.

ABD'nin en büyük DVD kiralama dükkanları zinciri durumundaki Blockbuster, DVD'leri üç günlüğüne 3,99 dolara kiralıyor ve DVD'nin aynı mağazaya teslim edilmesini şart koşuyor.

Şirketin DVD kiralamaktan para kazanmak gibi bir amacının olmadığını ifade eden McDonald's Yöneticisi Mats Lederhausen, sadece müşterilerine yeni bir hizmet sunduklarını kaydetti.

McDonald's kiosklarda kiralanan DVD'lerin yüzde 80'ini oluşturan en çok kiralanan 30 DVD'nin bulunacağı belirtilirken, projenin başarılı olup olmadığının ancak yaz sonunda belli olacağı ifade edildi.

Haberin kaynagi

Monday, May 24, 2004

25 Mart'ta yazdigim entry'de bir oyun adresi vermisim size, adi Crimson Room, bakalim kimler cözebilecek diye... Hatta günlerce insanlardan mailler alip durmustum oyunun nasil bitecegi konusunda... Biraz önce bir blogda gördüm, bunun devami cikmis sonunda!! Bu seferkinin adi ise Viridian Room, bakalim bu odadan da kacmayi basarabilecek misiniz? Iste oyun...

Search Words-3 

Arama kelimeleri 3. bölümümüze hosgeldiniz. Asagiya secmece birkac birsey yazayim dedim. Buyruunnn :

- canim sikiliyor (saklaban miyim ben ki eglendiricem seni alla alla)
- eti büsküvi türkiye (büskivi deyince aklaaaa, hemen onun adi gelir, eti eti eti)
- ingilizce examler (simdiii ya english exams de ya da ingilizce sinvlar, degil mi güzel kardesim benim)
- kürtce müzikler (bu o kadar cok kisi tarafindan aranmis ki, diyorum artik ayip olmasin, maksat gönüller bir olsun, bir kürtce müzik koyayim da onlar da rahatlasin ben de :P)
- türk porno (ne isim olur ki)
- porno filmleri cekiliyor (peki, ben tutmiyim sizi)
- www.teyzem.com.tr (bu ne mantiktir?!madem sitenin adresini biliyorsun, direkt girsene, niye search ediyorsun)
- azerice cocuk demek (bilsem)
- tuhaf sakalar
- kamchdal (pardon?)
- gmail problem (beni google help deskle karistirdi arkadaslar herhalde)
Bugün güzel ama yorucu bir gündü. Sabahtan internete gazetelere ve 2 gündür cok sardigim eksi sozluge goz gezdirdim. Sonra malum iste, kahvalti, bulasik vs. Ah ahhh, ben bu günlere düsecek insan miydim?! Durun durun daha bitmedi. Bir de sonrasinda gida alisverisine gittim. Bizim burda yollari kazdilar, ulasimi da mahvettiler (demek böyle seyler sadece türkiye'de olmuyormus, hani hep öyle deriz ya, avrupada olsaydik simdi... diye baslayan cümlelerimiz vardir) Iste bu yol yapimi yüzünden artik benim eve gelen 2 tram de islemiyor ve tabana kuvvet yürüyoruz. Aslinda pek de fena olmuyor, son zamanlarda iyice göbek yaptim :P

Neyse, markete gidip alisverisimi yaptim tam kasada parayi ödeyecekken, fise bakasim tuttu (burda edindim bu adeti, ama iyi de oldu). Bir baktim kasada oturan her tarafi piercingli mor sacli ablam domatesin kilo fiyatini yanlis yazip beni kaziklamaya kalkmis. Ama ben yutar miyim hic hih! Dedim böyle böyle, ay demez olaydim, 3-5 cent icin (sözün gelisi) 10 dakika falan beklettiler beni herhalde. Ablam yeni sanirim, bilemedi ne yapacagini. Gidip supervizörünü cagirdi, beraberce beklettiler bu sefer de beni. Bir para verme isinin icinden cikamadilar ya, hayretle bakakaldim ikisine de. Biz bu dört islemi ilkokulda ögreniyoruz Türkiye'de diyesim geldi ama yuttum tabii.

Alisveris torbalarimi yüklenip eve geldim, aldiklarimi yerlestirdim, sonra ne oldu bana anlamadim birden aska gelip temizlik yapasim tuttu, cok sik gelmiyor da bu günlerde :) Real'den yeni bir deterjan almistim, ne de iyi yapmisim, süper birseymis, bütün banyom bembeyaz oldu, inci gibi... Banyodan hic cikamayasi geliyor insanin :) Bu arada telefonda pek muhterem arkadasima (hayatta isim vermem, israr etmeyin) bunu söyleyince, demez mi: "Hazir baslamisken benim odaya da el atsaydin" diye. Siddetle kiniyoruz kendilerini burdan.

Sonra baktim öglen olmus, dedim "Gamze, hadi yemek vakti". Ama sonra sabah ayna karsisindaki halim aklima geldi de azimle kendi kendime rejim yapmam gerektigini hatirlattim ve ögün atladim, cok da iyi ettim. Sonra su tezim icin asistana gittim ve sonunda registration yaptirdim, vatana millete hayirli ugurlu olsun. Bu arada presentasyon günüm de belli oldu, 15 Temmuz. Gerci biraz sikisicam ama ne yapayim, baska sansim yok, yoksa yaz tatiline giricez.

Ordan hizimi alamadim ve vurdum kendimi sokaklara. Deli gibi alisveris yaptim, gerci cok birsey almadim ama yine de cüzdanimdaki bütün parayi yiyip bitirmisim afiyetle (aferin bana) Ben nedense alisveris yapinca inanilmaz mutlu hissediyorum kendimi :)) Sakin sonum su gecenlerde tanitimini yaptigim sitedeki 4 alisveris manyagi kadina dönmesin! Yok canim, daha neler, bendeki de laf, para var da sanki :P (Burdan DAAD'ye duyurulur, daha fazla para istiyoruz, gözümüz doymuyor da)

Alisveris dönüsü bir arkadasa rastladim ama israr etmenize gerek yok onun ismini rahatlikla afise edebilirim cünkü sitemden haberdar degil :) (kötü gamze) Egemen adli pek sevdigimiz (eskiden) bir arkadasimiz, bana "Gamze, sen gün gectikce kilo aliyorsun galiba" demez mi?! Dumur oldum tabii, eh insaf, böyle pattadanak söylenir mi bu, alistira alistira söyleyeceksin ki kötü bir durum ortaya cikmasin degil mi? Mesela benim dirsegim sert bir sekilde gözüne gelebilir ya da ayagim hic istemeden havaya kalkip sana tekme seklinde geri dönebilir degil mi? Ama yoookkk, bu insanlar nasil düsünmez bu olasiklari ben hic anlamiyorum. Neyse ki alisveri sarhosuydum da elimden yara almadan kurtuldu eheh :)

Sonuc: Gamze yine rejim yapmaya baslaarrr, daha dogrusu spor!

Sunday, May 23, 2004

ehehe :) 

Ek$i Sözlüge bu sabah "caylak" sifatiyla üye oldugumdan bahsetmistim, övünmek gibi olmasin ama hemen üyeligimi kabul ettiler ve caylaklik statüsünden kurtuldum. Bazi arkadaslar da kiskancliklarindan catlasinlar :P (evet evet sana diyorum)Kendileri benden cookk (abartmiyim tamam,birkac gün önce)üye olmalarina ragmen hala onay alamamislar da, eheh :)) (evet biliyorum, cok kötüyüm, gamze die hexe)

Ek$i Sözlük 

Müjdemi isterim :) Ek$i Sözlük tekrar kapilarini yeni üyelere acmis, elinizi cabuk tutun ve bu firsati kacirmayin. Ben bu sabah (ya da öglen mi demeliyim?!) ilk is girip kendime bir kullanici adi aldim ve ilk 10 entry'mi yaptim. Tabii kullanici adi almakla is bítmiyor. Önce bir caylak dönemi geciriyorsunuz ve girdiginiz entrylerden 10 tanesi onay alip yayinlanmaya layik görüldügünde (:P) artik siz de caylakliktan kurtulup normal üye statüsüne erisiyorsunuz. Iyi eglenceler...

Türk Günü 

Dün Berlin'de yaklasik 120 bin kisinin katildigi 2004 Türk Günü Senligi vardi. Bu yil ücüncü kez düzenleniyormus. Yürüyüs, saat 12:00'de eski dogu Berlin sinirlari icerisinde kalan alexanderplatz´dan baslayip unter den linden caddesini takip etti ve Brandenburger Tor'daki konser alanina ulasti.

Biz (Magdeburg'dan 10 Türk) saat 12:00de burdan yola ciktik ve oglen 13:30 siralarinda Berlin'deydik. Bizim grup önce biraz Berlin'de dolasti, sonra da yemek vs. yiyip, konser alanina gitti. Biz gittigimizde Neset Ertas (o kim?!) sahnedeydi... Saat 17:00'ye kadar konser alaninda standlari gezerek oyalandik (bu arada bizim gruptaki bir arkadasi da o kalabalikta kaybettik!ve onu buldugumuzda saat 19:00du) ve nihayet o muhtesem an gelip catti :P Athena ve Sertab Erener sahne aldi ve biz de hazir gelmisken seslerini duyalim ve de biraz sahneye yakin olalim diye ezilip durduk tabii. Bu arada, o kargasa ve kalabaligin icinde bizim milletimiz yine yapti yapacagini!! Konser alaninda pusetlerin ne isi var, aklim almiyor?! Biz tam "hih tamam artik itis kakis olmaz, rahat ederiz biraz" diyoruz, 2 dakika gecmeden ayaklarimizin ezildigini hissediyoruz. Bir de bakiyoruz ki cocuk arabalari bizim ayaklarimizin uzerinde gecip gitmeye calisiyor! Bu arada birkacinin icindeki cocuklara (!) bakayim dedim de... 5-6 yasindaki cocugu oturtmuslar icine,oh lükse bak!Bir dahaki sefere (bu ilk ve sondu :) ben de oturucam, bir o eksik kaldi zaten.

Bu arada konserde Türkiye'den cok alisik oldugumuz manzaralar yasandi. Benim süper zeka milletimin insani yine trafik isiklarinin ya da direklerin tepesine tirmanmis, oradan izliyordu sahneyi. Tabii Alman polisi insanin gözünün yasina bakmaaazzzz, aninda yazdi cezayi :) Bir de ilk defa gelenler cok belli oluyordu. Cunku digerleri kirmizi beyaz kiyafetler ve yuz boyalari icerisindeyken, sen gayet normal gunluk kiyafetlerle oldugun icin cok göze batiyordun. Neyse canim, tecrübe oldu iste :P

Aaaa az kalsin unutuyordum. Dün Neslihan Hanim da tesrif ettiler, taaa Bremen'den sabahin köründe kargalar kahvaltilarini etmeden kalkip yollara düstüler ve magdeburg'a geldiler, ordan da Berlin'e gidildi hep beraber (Schöneswochende ticket'in askina).

Sonuc: yorucu ama güzel ve eglenceli bir gün gecirdim, degisiklik oldu...


Friday, May 21, 2004

Yine bütün agzimin icini aftlar kapladi imdaaattttt :(( Halbuki artik elimi de yemiyorum, (gercekteeennnnn!). Eczaneden aldigim ilaci da kullaniyorum gerci ama hicbir ise yaramiyor her zaman oldugu gibi!! Offf... Tek iyi yani sanirim yemek yerken cok canimin yanmasi ve bu yüzden de icimden yemek yemek gelmemesi ;)Son yillarda her seyin sebebini strese bagliyorlar malum. Eh benim bünyem de hayli stres yapmaya egilimli oldugu icin (:P) her türlü ivir zivir hastalik beni buluyor. Aft da bunlardan biri iste. Simdi düsünüyorum da bütün derslerimi bitirdim, bu dönem sadece tezim kaldi, bir de onun presentasyonu. Ama bir önceki dönemlere göre en rahat sömestrimi gecirecegim herhalde ve ben hala birseyleri kendime dert ediyorum,offf. Okul bitince de bu defa is hayatiydi vs. o dertler baslayacak. Hos, simdiden onun panigine de kapiliyorum. Acilen yogaya, meditasyona mi baslasam diyorum ;)

Yarin yazamayacagim cünküüüüü Berlin'e gidiyoruz cümbür cemaat, Pazar günü detaylari paylasirim sizinle, umarim eglenceli bir gün olur cünkü buna cookk ihtiyacim var. Iyi bir degisiklik olacak bana :)

Can Sikintisi 

Magdeburg'da son günlerde iyice canim sikiliyor artik :( (EnCincigim de gidince iyice cekilmez oldu burasi) Malum gecenlerde de yine depresif bir entry yazmistim. Simdi de Can Yücel'den bir siir okudum, tam benim moduma uygun dedim. Buyrun asagiya...

Yalnızlığa dayanırım da,
bir başınalığa asla.
Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla.
Saat tıkırtısıyla...

Korkmam, geçinip gideriz biz mutluluğuyla,
Ama;
'Günün aydın, akşamın iyi olsun' diyen
biri olmalı
bir telefon sesi çalmalı arasıra da olsa
kulağımda.

Yoksa,
Zor degil, hiç zor değil, demli çayı bardakta karıştırıp,
bir başına yudumlamak doyasıya,
Ama:
'Çaya kaç şeker alırsın?'
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...

CAN YÜCEL

İNANILMAZ ADETLER!!! 

Bugün Milliyet'te gördügüm bir yazi... Komik olanlarini ayirip sizinle paylasayim istedim, haberin tamami icin buraya bakabilirsiniz.

İnanılması güç adetler...
Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan toplumların bugün için bize ''inanılmaz'' gelen tuhaf adetleri, kitaba konu oldu.
Ayhan Korkmaz'ın kaleme aldığı ''Tabular ve Tuhaf Adetler'' adlı kitap, Aykırı Yayınları'ndan piyasaya çıktı. Kitapta, Avustralya yerlilerinden Afrika kabilelerine, Avrupa ülkelerinden Uzakdoğu'ya kadar pek çok toplumun ''tuhaf'' gelenek ve inanışlarına yer veriliyor.

Korkmaz'ın araştırmalarına göre, inanılması güç adetlerden bazıları şöyle:


• Bakireliğin hoş karşılanmadığı Kamchdal'da evlendiği kızın bakire olduğunu gören erkek, kayınvalidesine ''kızının yetişmesinde ihmalkar davrandığını'' için sitem ederdi.

• Eski Roma'da 24 Nisan kadın fahişelerin, 25 Nisan da erkek fahişelerin günü olarak kutlanıyordu.

• Yeni Gine yerlileri, misafirlerini uğurlarken inlemelerle birlikte bütün bedenlerini çamura buluyorlardı.

• Tibet'te ise misafir evden ayrılırken ona dil çıkararak uğurlamak adetti.

• Eskimolar ve Hintlilerde misafirin yediği yemek dolayısıyla ev sahibine teşekkür etmesi, geğirmesiyle anlaşılıyordu.

Kirliliğin temel kural olduğu Ortaçağ döneminde de ilginç uygulamalar yaşandı. Bunlardan bazıları şöyle:

• Kirlilik adeti Amerika'ya da bulaşmış Pennsylvania ve Virginia eyaletlerinde ''banyo yapmayı yasaklayan'' ya da belirli kısıtlamalar getiren kanunlar çıkarılmıştı. Philadelphia'da ise kanunla bir ay içinde birden fazla banyo yapan insanlar cezaevine gönderiliyordu.

• Tuvaletle henüz tanışmayan Avrupa'da lazımlıkları sokaklara boşaltma adeti 17. yüzyıla kadar sürdü. Fransa krallarından 14. Louis, gününün belli bir zamanını lazımlığında oturarak geçirir, devlet işlerini de buradan yürütürdü.

• 1600'lerde İstanbul'a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan Tarabya'yaki bir konağa gönderilmişti. 19. yüzyıla gelindiğinde, kesin olarak tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim'e taşınmalarına izin verilmişti.

Bazı toplumlarda günümüzün aksine ''yaşlılık'' iyi karşılanmıyor ve yaşlıların kendilerini öldürmeleri bekleniyordu.

Eskimoların yaşlıları, iyice güçten düşünce intihar yoluna başvururken,

Fijili yaşlı erkekler, ölme isteğini yakınlarına söylerlerdi. Kararlaştırılan gün geldiğinde de yaşlı erkek, canlı olarak toprağa gömülürdü.

Yeni Hebridlerde de yaşlılar diri diri toprağa gömülürken, gömülmeyi istemeyen yaşlılara ise ''ailenin yüz karası'' olarak bakılırdı.

İsveç'de akrabaları yaşlılığın acılarından kurtarmaya yarayan ''aile topuzları'' adlı dikenli topuzlar, son zamanlara kadar bulunuyordu.

Thursday, May 20, 2004

MSN 

MICROSOFT'UN TÜRKÇE İNTERNET SİTESİ YAYINA BAŞLADI...

Dünyaca ünlü bilgisayar devi Microsoft'un internet sitesi www.msn.com 'un Türkçe versiyonu yayına başladı. Site www.msn.com.tr adresinden yayın yapıyor.

Hain Saldiri 

Bugün cöpümü yurdun önündeki konteynerlere atmaya gittigimde haince bir saldiriya ugradim. Ne mi oldu? Ari soktu :(( Ari sokunca ne yapilir diye baktim da, bütün web sitelerinde amonyak sürün diyor. Iyi de ben burda nerden bulacagim amonyagi? Evimde de zaten sürekli amonyak bulundururum alla allaa! Eczaneler de kapali; burda yine dini bir tatil bugün, Himmelfahrt. Himmm ne yapilir ki amonyaktan baska?

Secmece Bunlaaarrrr 

Hangi kelimeler aratilarak siteme ulasilmis, iste aralarindan sectiklerim:

- Ilginc Müzikler
- Server yapmak istiyorummm (sen bu kafayla gidersen biraz zor yaparsin)
- Kürtlerin porno filmi (e insaf!)
- Bayilmam lazim (e o zaman biz seni tutmayalim)
- Sözlük Sertab erovizyon zaman (bu nasil bir aramadir?!)
- Agza alamadigim sapikca seyler (e almaaaa)
- Kürtce müzikler (millet Kürtlerle ve Kürtceyle kafayi bozmus)
- Citir kiz (tübe tübe)
- Yasli erkek ve kadin sendromu (himm neymis ne)
- Rejim yapamiyorum (yap yap, o ne öyle fici gibi)
- Ayip sakalar
- Atesli sey
- Ibrahim Tatlises tek tek words (saka gibi!)

Delikanli'nin Aski :P 

Gecen hafta Türkiye'den döndügümde burda bir müzik kanalini izlerken, 2 sarki dikkatimi cekti. Biri Eamon adli bir Avrupali delikanlinin (:P) yazdigi Fuck It(I don't Want You Back)adli sarki, digeri ise Frankee ablamizin ona cevaben söyledigi Fuck You Right Back isimli güzide eseri. Hikayeyi kisaca aktarayim size:

Bu Eamon abicim bir kiza asik olmus, sonra da kiz tarafindan aldatilmis, cok incinmis, kirilmis, gururuna yedirememis. Neyse iste sonunda bir gün odasinda bu sözleri yazmis ve ailesine okutmus. Annesi "yok bundan ne köy ne kasaba olur" demis, babasi ise ilerigörüslü biri olarak "ooo buna müzik de yap, bu sarki acayip ses getirir" demis ve nitekim öyle de oldu. Okudunuz mu linke gidip sarkinin sözlerini? Okuyun okuyun!!!

Bu sarki karsisinda bizim aldatan abla da bos durmamis tabii ve müzigi satin alip, ayni müzigin üzerine baska sözler yazilmis veeeee sarkiyi da Frankee ablam söylemis. Biraz agir ve carpici bir cevap olmus gerci, ama olsun ben eglendim sözleri okurken ve de sarkiyi dinlerken, bakalim siz nasil bulacaksiniz :)

Bunlar Türkiye'de yasansa cinayet sebebidir yahu, bu ecnebiler (!) de bir garip alla allaaa :P

Bu arada, klipleri izlemek isterseniz iste Eamon'inki veeee bu da Frankee'ninki.

Wednesday, May 19, 2004

Gmail’den Son Nokta; 1 Terabyte! 

Google halen test aşamasında olan Gmail e-posta servisinin depolama limitini 1 milyon megabyte (1 terabyte)’a yükseltti.

Google, bu kadar yüksek bir bellek kapasitesinin ne şartlarda sağlanacağını ve kimlere verileceğini açıklamadı. Google, Nisan ayında 1 GB’lik e-posta servisi açacağını ve bu servisi metnin içine iliştirilen reklam linkleri ile finanse edeceğini açıklamıştı. Daha sonra bu yöntemin tepki çekmesi üzerine şirket kararını geri almıştı.

Haberin tümü

Peki digerleri bos mu duruyor? Tabii ki hayir.

-Yahoo, Gmail’e 100 MB’lik depolama kapasitesi çıkarak karşılık verdi.
-Lycos portalı da 1 GB’lik depolama kapasitesi vereceğini açıkladı.
-Macintosh kullanıcılarının portalı Spymac halen ücretsiz 1 GB’lik hizmet veriyor.
-İsrailli internet portalı Walla da 1 GB’lik servis açacağını duyurmuştu.

Ucuz Alo 

Telekomünikasyon sektöründe tekelin kaldırılması ve özelleştirme yönünde önemli bir adım olarak görülen uzak mesafe telefon hizmetleri için Telekomünikasyon Kurumu'na başvuruda bulunan şirketlerden gerekli şartları taşıyan 27'sine Pazartesi düzenlenen bir törenle lisansları verilmis.
Haberle ilgili detayli bilgiler

Tuesday, May 18, 2004

Offf, burda sikilinca ya da canin birseyler yapmak isteyince bir allahin kulu yok dogru dürüst, bunu bir kez daha gördüm! Herkes kendi aleminde ve de derdinde... Ben geri dönmek istiyorum artik :(
Az önce tezimin table of contents'ini hazirlayip asistana gönderdim, hemen geri döndü. Yarin bulusma günü ayarlayacakmisiz. Umarim begenir de herhangi bir degisiklik yapmak zorunda kalmam üzerinde... Ve de artik bir an önce registration yaptirip su teze adam gibi baslayabilirim. Bu gidisle benim okul eylül sonunda bitecege benzer...

Yeni Imajim 

Yeni imajimi merak edenler lütfen tiklayiniz:) Nasil? Kirmizi gözler, pembe saclar yakismis mi?! Eveettt, iddia ediyorum benden daha kokos yoktur :P

Not: Yanimizdaki arkadasi kesinlikle tanimiyorum, yanlislikla fotografa dahil olmus :P Görünce kalp krizinden gitmesin de eheh :) Evet, biliyorum, cok kötüyüm!

Yer: Madam Tussaud's Müzesi,Amsterdam

Monday, May 17, 2004

Insaf! 

E insaf bu meteorolojiye, hic güvenim kalmadi artik! (ne de üzülürler ya) Weatherpiyie kizim simdi de 19 derece gösteriyor ve bana nispet yapar gibi kolsuzlarla do-la-si-yor. Birak disarida öyle gezmeyi, ben henüz odamda bile kolsuz t-shirtlerle dolasamiyorum :( Kaloriferim de sonuna kadar acik ama yakmiyor ki cimriler!

Search Words 

Bakalim siteme google'dan hangi kelimeler aratilarak ulasilmis:

- Gamze
- Gamze on stage

Simdilik cok mantikli gidiyor...

- Dogumgünü
- Dogumgünü mesaji
- Erovizyon 2004 Ukrayna (bir tek benim site varmis bu 3 kelimeyi de barindiran, ilginc...)
- Duvara Karsi
- Anne fotograflari
- Online bilgisayar magazini

Hep böyle mi devam edecek zannettiniz?!

- Dis temizleme (fahri doktorunuz Gamze)
- Hemen (Ya kim böyle bir kelimeyi niye aratir ki? Seni hemen okuyuculara havale ediyorum)
- Andrew Connor (pardon bacim, o kim?)
- Handos (memnun oldum ben de gamzos)
- Tavla zar isimleri (ögrenince bana da söyleyiver sana zahmet)
- Sapik konusma (ne arasin benim sitemde?!)
- Türk sapik (hasaaa, ne sapigi)
- Aft sicak (hadi afti anladim da bunun sicagi sogugu da ne oluyor?!Bana söyle ortaya bir acili aft sana zahmet)

Devami haftaya...



Hava 

Yalan yalan hepsi yalan! Sabahtan beri weatherpixie kizim 17-18 derece ve sürekli gunesli bir hava gösteriyor ama hani nerdeeee?! Günes görmeye görmeye iyice beyazlastim :P ühüü ühüüüüü :(

Sunday, May 16, 2004

My Zodiac Personality 

Biraz egleneyim dedim ve su adresten asagidaki quizi yaptim, iste sonuc:
Hersey iyi hos da "degisimi sevmedigim" konusuna takildim ben, himmmmm...

Discover your Zodiac Personality
Discover your Zodiac Personality @ Quiz Me


Erovizyon 

Eveeettt, dün aksam 21:00 itibariyla ARD ekraninin basina yerlestim ve Peter bilmemkim amcamin muthis (!) yorumlari esliginde yarismayi izledim. Yarisma basladiginda malum önce Sertab teyzem mini capta bir konser verdi o muthis yeni imajiyla! Sari masali saclar pek acmis demek isterdim ama... Ben de o sirada salya sümük, merak etmeyin ama Sertabin felaket saclari yüzünden degil :) Pek bir duygusallastim ben canim, vatan millet hasreti mi nedir ben de daha tanimlayamadim. Halbuki daha gecen hafta döndüm Türkiye'den. Neyse...

Peter amcam cok kildi. Müthis yorumlarindan bir demet: (Tabii yalis anlamadiysam :P) Mesela Athena erovizyona hic uymayan bir sarkiyla yarismasina ragmen 4. olmus. Klasik ittifaklar yine devam etmis, hic sasirtici degilmis. (Eee evettt, bunu sagir sultan bile duydu artik) Bu arada Bosna Hersek'e 8 puan veren ülkeler bile vardi, agzim acik kaldi, ne felaket bir sarkiydi o öyle, discooo discoooo cistak cistak. Sakis amcamin sahne sovu nasildi ama, shake shake, üst bas yirtmalar falan. Ama simdi dogruya dogru, cok sicakkanliydi, Yunanlilara pek bir kanim isindi :) Pekiii yarismanin birincisi Ukrayna nasildi, Amazon kadinlarini cagristirdi bana Ruslana. Ya bu Ruslana hani erovizyon provalari sirasinda sahneyi catlatan grup degil miydi? Eh, normaldir, sasirtmadi beni. Peki ya gecenin sonunda Sertab Erener'in tütüler icinde bir balerin edasiyla sahneye ödül vermek icin gelemsine ne dersiniz? Gerci son anda ayakkabisinin topugu sahne dekoruna takilinca imaji paramparca oldu, bizim Peter amca da pek bir eglendi. Ama herseye ragmen bence güzeldi,alnimizin akiyla ciktik bu isten de ;) Ben de güzel, eglenceli bir gece gecirdimmmmm.

Atesli Sey de Ne? 

Itiraf'ta gecen gün bir reklam gördüm, merak edip tikladim ve karsima bu site cikti. Mayis ayi sonunda Italya'dan Türkiye'ye atesli, kirmizi, hayatimizi degistirecek (!) kipir kipir birsey geliyormus (vay!). Iste bu ürünün ne oldugunu tahmin ediyorsun ve dogru bilirsen ödül kazaniyorsun vs. Ödül mödül önemli degil de ben sitede yayinlanan röportajlara bayildim :)) Özellikle de Derinsu ile Ati'ninkilere...

Sunucu: Italya'dan gelen sicak sey ne olabilir?
Derinsu: Ihhhmmm,soguk hava dalgasi olabilir mi (AMan tanrim, ne zekice bir cevap, hayran kaldim arkadasin zekasina)
S: Bakin, sicak dedim.
D: Sicak hava dalgasi! (Ne haddime, niye dalga geciyorum ki, buldu iste :P Zeka fiskiriyor!)
...........
D: Hangi kanalda cikacak bu? (oley oley meshur oldun derinsu)

Gelelim ikinci röportaja:

Sunucu: Italya'dan gelen sicak sey ne olabilir?
Ati: (arkadas italyan bir bayan ismi söylüyor da neydi, himmmmmm, hatilamiyorum, neyse merak eden gidip bakar zaten, hatta siz yine de girip bakin, eglenirsiniz :) Bu arada yanindaki kiz arkadasi da cok kötü bir bakis firlatir...
Sunucu: Böyle kipir kipir bir sey
Ati: O zaman kesin iki tane ... (o kisinin adi yine) Kiz arkadasi Ati'nin elini omzundan cekip ceker gider :)))Ati de "ya Gamze ne oldu simdi ya" diye seslenir arkasindan... Gamze mi?! Himmm, yok yok ben degilim,tesadüf sadece :) Ben cekip gitmem, celme atip düsürür öyle giderim :P

Benden söylemesi, kacirmayin :)

Saturday, May 15, 2004

Yahoo'dan Atak 

Google'in gmail atagindan sonra yahoo da bos durmayip ataga gecti. Yazdan itibaren yahoo da e-posta servisinin kapasitesini 4 MB'dan 100 MB'a cikartacakmis. Haberin tamami asagida:

YAHOO, ÜCRETSIZ E-POSTA SERVISININ KAPASITESINI 100 MEGABYTE'A CIKARIYOR


"Şirket ücretli abonelerine de ‘sınırsız’ depolama alanı sunmaya hazırlanıyor.
Yahoo yetkililerinden Jim Brock’un verdiği bilgiye göre, kapasite artırımı bu yaz hizmete girmesi planlanan zenginleştirilmiş ‘Yahoo Mail’ hizmetinin bir parçası. Yeni e-posta servisi, şirketin ‘Photos’ ve ‘Messenger’ gibi diğer hizmetleriyle daha iç içe olacak. Yahoo halen kullanıcılarına 4 MB’lık ücretsiz e-posta alanı sunuyor.
Yahoo’nun kapasite artırımıyla ilgili açıklaması arama motoru pazarının lideri Google’ın Gmail ile e-posta alanına girme kararı aldığını duyurmasından bir ay sonra geldi. Google, ‘ezeli’ rakipleri Yahoo ve Microsoft’la başa çıkabilmek için 1 GB ücretsiz e-posta alanı vereceğini duyurmuştu. Gmail’in e-posta’ların içeriğini tarayarak konu başlığına göre mesajlara reklam yerleştireceğini açıklaması mahremiyet savunucularının tepkisini çekti.

Yahoo, Gmail’in kamuoyuna duyurulmasından bir gün önce müşterilerine gönderdiği mesajlarla kullanıcılarının 100 MB’lık e-posta’yla ilgilenip ilgilenmediğini ölçmüştü. Yahoo yetkilileri, bunun geleneksel müşteri anketi olduğunu ve Gmail’in e-posta pazarına girmesiyle bir ilgisi olmadığını savundu. (CNet)"

Friday, May 14, 2004

Site tanitimlarina tam hiz devam :) Bu seferki site, benim yaklasik 1 aydir müptelasi oldugum bir yemek sitesi, adi Portakal Agaci. Ama bu site digerlerine benzemiyor. Hem tarifler cok kolay/keyifli bir dille anlatilmis hem de her yemegin mutlaka istah acici bir resmi yer aliyor. Siteyi hazirlayan ise 24 yasinda bogazici edebiyat mezunu bir arkadas, adi Hatice. Siddetle tavsiye ederim, Özlem sanirim özellikle sen girip bakmalisin. Bu arada, linkini de solda yimek :) adi altinda koydum zaten...

"Gamze, ne oldu sana böyle?" demeyin cünkü gurbet ellere düsüp de annemin yemeklerinden uzak kalinca mecburen is basa düstü, ama fena da olmadi. Aslinda yapmak istedigim bircok tarif var ama henüz sadece iki tanesini yapmaya firsat buldum. Biri kolay kurabiye, digeri de havuclu tatli. Ikisi de cok lezzetliydi ama benim favorim havuclu tatli,ihhmmm, biraz daha kalmisti ondan, yiyim simdi afiyetle :)
Bugün sizi yeni ve degisik sitelerden haberdar etme günüm :P Az önce tezim icin arastirma yaparken kel alaka ama 4 arkadasin hazirladigi bir site buldum. Konu "alisveris cilginligi". Bu kadinlari görmeden önce ben ablami alisveris delisi sanirdim ama demek ondan beterleri de varmis :) Nerden buluyorlarsa artik o kadar parayi, her aldiklari esyayi fotograflariyla beraber internete koyup fikir alisverisinde bulunuyorlar, cildirmis bu insanlar :)
Gecenlerde internette dolasirken yeni bir site kesfetmistim, yazacaktim unuttum sonra. Neyse iste adresi www.oneword.com Her gün yeni bir kelime veriliyor ve 1 dakika icerisinde o kelimenin sana yaptigi tüm cagrisimlari yaziyorsun. Mesela bugünkü sözcük trade'di.
Bana birseyler oldu buraya geldigimden beri... Gece cok gec yatiyorum ama sabah 7 oldu mu ayaktayim hem de en ufak bir ses olmadan. Yani tamamen dogal yollardan uyaniyorum ve bir daha da kesinlikle uyuyamiyorum. Isin ilginc tarafi gün icinde uykum da gelmiyor hic. Ben de bir tülü memnun olmuyorum... Ne güzel iste bu sayede günüm uzuyor ve kendime bol bol vakit ayirabiliorum ;)
Herkese günaydin :)

Dreambook'uma Özlem Hanim'dan bir mesaj birakilmis, ona yanit vereyim öncelikle.

- Zürih'e ben de gelmek istiyorum biliyorsun ama su ara imkansiz, hem senin tez bitti mi ki? Benim tezle ilgili yapmam gereken seyler var, daha kayit bile olmadim! Bu islerimi bir yola koyayim yine sana haber vericem zaten, aklimda. Ama umarim bu sefer de sen tatil icin Türkiye'de falan olmazsin...

- Ne resmi?! Insaf :) Nisan daha pazar günüydü ve bizimkiler daha fotograflari tab ettirmeye götürmemisler bile. Haftasonu tab ettirilecek de sonra bana bazilari scan edilip yollanacak da, ohoooo... O is biraz yas, ben sana Ist.'da gösteririm artik bi ara ;)Su dijital fotograf makinelerine bir türlü isinamadim, inatla almiyorum ve daha uzun bir sürede alacagimi sanmam. Fotograf dedigin cekilir, tab ettirilir, bildigimiz geleneksel yollardan bir süre beklenilir, sonra da elle tutulur. Tamam, biliyorum, mazeret degil bu, tabii ki artik dijitaller de basiliyor ama olsun, sevmiyorum iste, alla allaaaa :P Aslinda teknolojiyi seven ve de kullanan bir insanim ama neden buna bir türlü isinamadim ben de bilmiyorum...

Hem zaten ablami webshots'da afise edersem ölümlerden ölüm begeneyim kendime eheh :)

Thursday, May 13, 2004

Offf, kollarim boynum her yerim curuk gibi agriyor. Ben her yolculuktan sonra bunlari cekmek zorunda miyim :(

Zaten tezle ilgil ide bir suru sey yapmam lazim, ona da canim sikiliyor. Bi de o kadar tasidim ettim Istanbul'a goturdum butun arastirmalarimi, sanki cok yapacakmis gibi! Kapak bile kaldiramadim ki :( Offff. Cok sikiliyorum, artik yavas yavas toparlanip su tezle ilgili materyallerimi okumaya baslasam hic de fena olmayacak. Bir süre benden haber alamazsaniz anlayin ki siki bir sekilde calisiyorum (umarim!)

Wednesday, May 12, 2004

Hani sabah bahsetmistim ya Asli Hanim da merak salmis bu blog islerine ve bir site yaratmis diye... Iste simdi inbox'imdaki Asli'dan gelen maili okuyunca cok güldüm, sizinle de paylasayim dedim. Sabah, sitesine girip okumustum tüm yazdiklarini ve 2 yerde benimle ilgili pek de hosuma gitmeyen seyler okumustum ve de tabii hemen comment'i patlatmistim! Meger Asli Hanim bu yazdiklarinin internette bizim tarafimizdan okunabilecegini farketmemis, eeee hafife alma sen nesliyle beni :P Niysecigime, tabii nasil olsa benden baska kimse okumuyor bu yazdiklarimi diye, yazmis da yazmis. Veee tabii benim ona attigim maili gorunce de beyninden vurulmusa donmus ve hemen sitedeki tüm yazilari silip yerine bir aciklama koymus,o da zaten yandaki linkten hala ulasilabilinir durumda. Ve ben tabii yine dayanamadim ve commentimi patlattim :P Internetin gücü adina eheh :)
Uzun süredir yazamadigim icin ne cok sey birikmis kafamda... Mesela Istanbul'dayken bilgisayarimin basima actiklarindan bahsedeyim size. Bir gün bilgisayarimi actigimda birden telefondan bir ses ciktigini farkettim (normalde internete baglanirken cikan sesin aynisi) ve ahizeyi kaldirinca makinenin "telefonunuz milletlerarasi ve sehirlerarasi aramalara kapalidir" mesajini duydum!!! Bir de baktim ki desktopta bir kisayol, adi da "click me" diye birsey. Anlayacaginiz korsan bir program ve kesinlikle ben indirmedim, belli ki bir ara internetteyken bir sekilde bilgisayarima yüklenmis. Neyse, desktoptaki kisayolunu sildim ve search edip C'nin altinda asil kayitli oldugu yerden de programi sildim. Fakat hala internete baglanamiyordum cünkü her seferinde "zaten kullaniyorsunuz su an" gibi bir hata mesaji veriyordu!!! Kisacasi bu korsan program sürekli milletlerarasi cevirmeye calisip duruyor ve ben programi silmeme ragmen buna engel olamiyordum! Bilgisayari restart ettigimde tatatataaammmm, program sanki ben hic silmemisim gibi oldugu yerde duruyor, sanki benimle dalga geciyor!!! Neyse, sonunda pes edip bilgisayari kapattim ve olayi unuttum...

Aksam ablam eve geldiginde ona durumu anlattim ve bir de üstüne firca yedim. Neden daha önce arayip haber vermemisim efendim :( Meger bu durumun aynisi ben Magdeburg'dayken gecen sene olmus! Ben nerden bileyim. Telaslandi tabii ve hemen modemi cikarttim tabii bilgisayarin arkasindan, ama aradan yaklasik 3 saat gectikten sonra falan, yani bilgisayar bu arada aramalarini yaptiysa yapti... Neyse, Hande hemen telekomu aradi ve gecen sene ayni durumla karsilastigini vs. anlatti ve karsisindaki kisiden aldigi tepki de aynen soyleydi: "Mesai saatleri icinde degiliz, yarin sabah tekrar arayin!!!" E iyi, madem mesai saatleri icinde degilsiniz, o zaman niye telefonu cevapliyorsun a benim zeki telekom calisanim! Hande küplere bindi tabii hakli olarak cünkü gecen sene bu yüzden bir ay tam 1 milyar fatura ödemek zorunda kalmis!!! Ve de tabii bu olayin sonunda hemen telefonu milletlerarasi gorusmelere kapatmis. Iyi ki de kapatmis yoksa o gün benim sayemde yine öyle hayli kabarik bir faturayla karsilasabilirdik.

Ertesi sabah, mesai saatleri icerisinde (!) Türk Telekom arandi ve bu ay kac kontör harcadigimizi ögrenmek istedi Hande ama yine hicbir sonuc alinamadi tabii cünkü aylik 1500 kontör asilmadigi takdirde ne kadar kontör harcadigin söylenmiyormus. 1500 kontör de iste Hande'nin gecen sene ödedigi 1 milyar civari bir rakam oluyor!!Ne muthis bir uygulama ama!!! 1 milyari veren 2'yi de verir, yani 1500 kontörde haber versen ne olur haber vermesen ne olur. Daha önce yardim etseler ölürler sanki! (Farkettim de simdi, ne cok ünlem kullanmisim, sanirim anlatirken bile sinirlendim :))

Sonuc: Bilgisayar tekrar bilgisayarcinin yolunu tuttu ve bu programdan arindirildi.

Bakalim ne kadar fatura gelecek bu ay, merakla bekliyorum.
Kafayi yemek üzereyim. Blogumun üst kismindaki reklam kisminda yine Ibrahim Tatlises reklami var, bu bana yapilir mi ühü ühüüü :(

Bu arada biraz önce farkettim ki Asli aslinda blogunu taaa nisan sonundan beri yaziyormus da benim ve de daha bircoklarinin haberi yokmus. Az önce onun blogundaydim ve bazi kisimlarda cok eglendigimi itiraf etmeliyim.
Gecen gun yazdigim entry'de 2 tane gmail hesabi actirmak icin elimde davet oldugundan bahsetmistim ve sonunda bunlar talihlilerine verildi :P Gelen onca guzel rusvet tekliflerine ragmen (Egemen, hic fena degildi :)) gmail hesaplarini beles olarak Engin ve Emre'ye yolladim. Sonunda arkadaslik kazandi,rusvet musvet bunlar bos isler :P
Buzdolabim tamtakirdi o yuzden bugun ilk is Engin'le beraber daha kargalar kahvaltilarini etmemisti ki NP'ye alisverise gittik. Zaten curuk gibi agriyan kollarim (her yolculuk sonunda oldugu gibi) posetler tasindiktan sonra iyice isyanlarda su aralar :( Kas agrisina ne yapilir, bilen varsa beni bir zahmet aydinlatsin ühü ühüüü :(

Bizim burda yollar kazili durumda son 3 haftadir falan, o yuzden artik benim eve gelen 2 tram de islemiyor ve belli bir yerden sonra yuruyerek gelmek zorunda kaliyorsun. Henuz bunun bir zorlugunu gormemistim ama sanirim bugun yemekten sonra ilk deneyimimi yasayacagim :( Normal zamanda olsa iyi hos da simdi Real'den onca alisverisi yaptiktan sonra her iki elinde dunya kadar gida malzemesiyle o kadar yolu yurumek pek de hos olmayacak! Offffff, zaten canim aciyoooo, imdaaattt. Yaw ne guzeldi son 2-3 haftadir bu dertlerimden kurtulmustum. Annecim sagolsun yemekti,bulasikdi, camasirdi herseyi yapiyordu :) Tembellige iyice alismistim ama simdi yine is basa dustu, ufff. Alisana kadar biraz zorluk cekecek gibiyim, hadi bakalim...
Sonunda Asli da dayanamamis ve bir blog yaratmis :) Kendileri kardesh siteler altinda yerlerini aldilar efem...Bu arada yememis icmemis bana da hemen b.k atmis hirrrr!
Dün ögle saatleri itibariyla almanyaya tekrar ayakbasmis bulunuyorum ve bu da demek oluyor ki artik yine duzenli bir sekilde blog'umu yazmaya devam edcecegim. Istanbul'dayken hem bilgisayarimin basima actigi dertler hem de birazcik tembellikten neredeyse hicbirsey yazmamistim ama bunun telafisi en kisa zamanda yapilacaktir :P

Önce yolculugum hakkinda birkac detay... Iki yildir onur ya da oger'le gidip geliyorum (rek-lam-lar :P) ve her seferinde de bizim turkler sagolsunlar mutlaka ucagin tekerlekleri yere degdigi an bir alkis bir kiyamet kopartiyorlar. Ama dun ilk defa boyle bir sahne yasanmadi ve ben hayli sasirdim!!! Buyuk basari! Sanirim artik o kadar cok dalga gectim ki ise yaradi ;) Onun disinda, yine mutlaka bu ucaklarda turkler bir sekilde kavga eder bagirinip cagirirlar ve diger insanlar da eksik kalmayip tartismaya dahil olur ve olayi iyice buyuturlerdi. Inanilacak gibi degil ama bu sefer en ufak bir tartisma da olmadi!!! Dünya tersine mi dondu nedir :) Dahasi da var. Ilk defa pasaport kontrolunde hic sira beklemedim. Ilk defa bavulum en onlerde cikti ve beklemek zorunda kalmadim ve de ilk defa cikacagim kapiyi sonunda hic sasirmadan dogru bir sekilde buldum ve ilk defa kalkan bir otobus beni gorunce durup bekledi ki boyle birsey turkiyede her ne kadar cok dogal olsa da almanyada pek mumkun degil :)Degismeyen tek bir sey vardi ki (yoksa kiyamet alameti bunlar diyecektim :P) o da ucagin tabii ki rotar yapmasiydi...

Sunday, May 02, 2004

Ah vah vah ve de tüh tüh,magdeburgda su an yagmur varmıs ve de hava sıcaklıgı 13 dereceymıs :))) (evet cok hainim biliyorum) Ama bana gecen hafta İstanbul'da hava berbatken nispet yapanlara bu lafım, onlar kendilerini iyi biliyorlar degil mi ;)

Burası süperrr :) Biraz önce alısveristen dönerken digital panoda baktım da sıcaklık 22 dereceymis, ben de niye bu kadar mutluyum diyorum :) Söööyllleee gidip bogazicinde simdi cimlere yayılmak var, yapıcam yapıcam bu hafta mutlaka, hem zaten okulumu da özledim.

This page is powered by Blogger. Isn't yours?

Weblog Commenting and Trackback by HaloScan.com
Degerlendirme Yapicaaammm! Ben de Yazicaaammm! Kim Ne Demis? E-mail
Hava Nasil Buralarda?
The WeatherPixie
Oyunlar